GÜRKAN DEMİRCAN |
| KARANLIĞIN SONU AYDINLIKTIR |
| Yazar Karagümrüklü | |||
| Cumartesi, 08 Ağustos 2009 13:10 | |||
|
SelamlarAnlatacağım olay en az 40 yıl öncesine aittir. Çok yakın akrabalarımızdan biri kızını İstanbul'a gelin göndermişti. Ailemizin büyükleri düğün telaşesi bittikten sonra dünyaevine giren çifti bir kez dahaziyaret etmek istediler, kardeşimle bende kafileye dahil olarak genç evlilerin oturduğu Cennet'e doğru yola koyulduk. Yalova'dan vapurla Sirkeci, Sirkeci'den trenle K. Çekmece'ye intikal ettik, tren istasyonunda indik,Uludağ'ın dik patikalarını andıran bir yoldan yukarı çıktı, az sonra bir düzlüğe ulaştık. Düzlüğün üzerinde top sahasıyla karşılaştık. O esnada sahada futbol maçı oynanıyordu. Oynanıyordu derken lütfen mahale maçı oynandığı sanılmasın, her iki takım oyuncularının üzerinde de ortada cidd bir müsabaka olduğunu gösteren bir örnek formalar vardı. Maçın gazozuna olmadığını gösteren bir başka belirti de müsabakayı yöneten siyah giysili hakemlerin varlığıydı. Top sahası bizim gidiş istikametimizin tam üzerindeymiş, karşıya geçmemiz gerekiyormuş. Bu durumda normali elbette ki sahanın içine girmeden etrafından dolaşmak, maça dahil olmamaktır. Biz ne yaptık? Müsabaka devam ederken sahanın içine girip enlemesine kat ederek öte taraftan çıkmak istedik. Ben çocuk aklımla sahada maç oynanırken sahaya girilmeyeceğini anlatmaya çalışsam da rahmetli babaannem; onlar öbür tarafta oynuyorlar,bu tarafa gelmeden biz karşıya gideriz deyince paldır küldür sahaya girdik, öte yakaya doğru yürümeye başladık. Babaannemin onlar uzaktalar dediği mıntıka bizim durduğumuz yere uzak kalan kale önü idi. Tam sahanın ortasına gelmiştik ki, önce topun, sonra topçuların hızla bize doğru koştuklarını gördük. Karşı atak öylesine ani gelişmişti ki biz sahadan çıkmadan topçular etrafımızda belirmeye başladı. Orta hakem sahanın içinde 3 kadın 4 çocuk görünce düdüğünü çaldı, oyunu durdurdu, yanımıza geldi, bize çıkıştı. Hakem şaşkın, futbolcular şaşkın, biz şaşkındık. Büyüklerimizin elindeki yıpranmış, rengi solmuş valizlerle taşradan geldiğimiz her halimizden belliydi. Biraz ezik, biraz mahçup sahayı enlemnesine geçtik, öte yandan taç çizgisinden dışarı çıktık, bizim çıkmamızın ardından maç yeniden başlatılmıştı. Eve gidince eniştemize durumu anlattık. O sahada oynanan maçın İstanbul amatör küme maçlarından birisine ait olduğunu o vesileyle öğrenmiştik. İstanbul amatör küme maçlarına ilgi duymamın bir başka nedeni çaşıltığım sayacı dükkanındaki Refik abinin İstanbul'da ikamet eden kardeşi İsmet abinin İstanbul amatör takımlarından Kadırga'da top oynadığını bilmemdi. İsmet abiyi abisini dükkanda ziyaret ettiği günlerde tanımıştım. Oldukça uzun boylu, çok uzun saçlıydı. Dükkanı ziyeret ettiği günlerde İstanbul'daki mücadeleyi anlatır, biz de ağzımız bir karış açık dinlerdik. Çocukluktan futbola meraklıydım, İstanbul gibi bir yerde futbol oynayan biri benim gözüme de gibi görünürdü, onu dinlerken onun gibi bir futbolcu olabilmenin hayalini kurardım. Aradan yıllar geçti, ben bir kez daha İstanbul amatör küme maçlarına merak sarar oldum. Bu kez merak sebebim; bir zamanların dev armadası Karagümrük takımının ahlaki olmayan yollarla ligden düşürülüp amatör kümede oynamasına neden olunmasıdır. Düşme sebebinin gayri ahlaki nedenlere bağlı olduğunu nereden biliyorum? Biliyorum, çünkü oradaydım, gözlerimle şahit oldum. Ligde tutunma mücadelesi veren Karagümrük deplasmanda mutlak 3 puan için oynarken yarıştığı diğer takımın maçı Bursada O.Reno'ylaydı. Karagümrüğün 3 puan alması kurtulmasına yetmiyordu, rakibininde Bursa'da puan kaybetmesi gerekirken rakibi galip gelmesi halinde kesinkes ligde kalıyor, küme düşen ekip bir zamanlar 1. lige damgasını vuran tarih kokulu Karagümrük oluyordu. Meseleyi bildiğimden o gün erkenden evden çıkıp O.Reno stadında yerimi almıştım. Konuk ekip çok sayıda taraftarını Busa'ya getirmiş, mutlak galibiyet arzuluyordu. O maç rakip takımın galibiyetiyle bitince ligden düşen takımın Karagümrük olduğu kesinleşmişti. Gözlerime inanamıyordum, aklım, havsalam durmuştu, bir devin çöküşüne şahitlik etmiştim. Bir de nasıl çöker? Aslında dev Karagümrük çökmemişti, çökertilmişti. Çökmeye mahküm edilmişti. Karagümrük gibi bir devin çökertilmesinde bir Bursa takımınında rol alması, pay sahibi olması, sorumluluğu bulunması Bursalı bir futbolsever olarak o günden beri benim vicdanımı huzursuz etmektedir. Bursa takımı o gün rakibinin lehine şike mi yapmıştı? Hayır, kastım asla o değildir. Fakat maça gereğince asılmadığı da hiç kimsenin itiraz edemeyeceği kadar açık ve net gerçektir. Maçın bitiminde biz tribünlerden ayrılırken bir Bursalı bir taraftarın sarf ettiği söz hala kulaklarımda çınlamaktadır: O. Renolu futbolcular ligden düşmeme mücadele etseydiler, yine böyle amaçsız futbol oynarlar mıydı? İşte bir türlü aklımdan çıkmayan, hatırladıkça yüzümü kızartan, beni mahçubiyete gark eden taraftarın yüksek sesle sorduğu bu soruya tatmin edici bir cevap bulamayışımdır. Yenmek zor, yenilmek çok kolaydır. Kendi paçasını kurtaran ekip benden sonra tufan mantığıyla mça çıkarsa ortaya çıkan netice uzun yıllar etkisinden kurtulamayacağım zilleti ruhumun taaa içinde yaşamak zorunda kalmış olmamdır. Futbola gönül vermiş Bursalı bir futbolsever olarak Bursa ekibinin o gün o maça ölüm-kalım maçıymış gibi asılmasını, rakibini mutlaka mağlüp etmesini, böylece abide Karagümrüğün kurtulmasına vesile olunmasını yüreğimin taaa içinde hisssetmem ne yazık ki yeterli olmamıştır, Karagümrük gibi marka olmuş bir takımın düşmesine engel olmasını bütün kalbimle temenni etmiş olsam da arzum gerçekleşmemiştir, arzumun gerçekleşmemesi de içimi ezik ezik etmektedir. Karagümrük takımın amatöre düşmesinde gözle görülür, elle tutulur şaibe olmasına rağmen ne acıdır ki takvimi ve tarihi o uğursun güne geri çevirmek,tecelliyi tehir etmek mümkün değildir. Karagümrük camiasının bundan sonra takip edeceği yöntem bellidir: Maçlara bütün gücüyle asılmak, puanları peşpeşe toplamak böylece sezon sonunda ait olduğu profesyonel lige dönebilmek. Kolay mı? Hayır kolay demedim. Çünkü; rakipleri Karagümrükle oynarken maça çok daha fazla konsantre olmaya çalışacak, Karagümrük gibi dev bir ismi mağlup ederek tarihe geçmek isteyeceklerdir. Bursaspor'un süper ligden düştüğü sene biz bu olumsuzluğu çok yakından tanımışızdır, o sene süper lige dönemeyişimizin en etkili sebebi budur. Bu handikab ihtimalini bir tarafa bırakırsak gurubtaki mücadeleyi forse edecek ekibin Karagümrük olması futbol tarihinin Karagümrüklü gençlerin sırtına yüklediği misyon olduğu aşikardır. Fakat biz futbolseverler meseleye olumlu yaklaşmalı, bardağın dolu tarafına bakarak moralimizi yüksek tutmalıyız. Karagümrüğün mücadele edeceği takımlardan hiç birisini tanımasam da bence bu gurupta Karagümrüğün en büyük rakibi yine Karagümrük ismidir. Karagümrüklü ismini kantarın bir kefesine diğerlerini diğer kefeye koysak, Karagümrük tarafının ağır basacağı muhakkaktır. Karagümrüklü futbolcular, yöneticiler, taraftarlar Karagümrük isminin mana ve önemini akııllarından çıkarmadığı müddetçe, Karagümrüklü futbolculardan ziyade ismiyle mücadele edecek rakip futbolcuların işinin bir kat daha artacağını idddia etmek sanırım kehanet olmayacaktır. Karagümrük adı bugün bulunduğu yere hiç mi hiç yakışmamaktadır, eminim ki sezon sonunda Karagümrük ait olduğu yere geri dönecek, korkulu rüya sona erecektir. Bundan nasıl emin olabiliyorum? Çok basit... Gecenin en koyu karanlığı sabaha en yakın olan zamandır. Ve her gece iki gündüz arasındadır.(x) Dünya batmadığı, kıyamet kopmadığı müddetçe güneş mutlaka doğacaktır. Karagümrük gibi bir markanın lige geri dönüşü futbol güneşinin doğması anlamındadır. Karagümrük ekibi layık olduğu yere mutlaka dönecek, güneş o gün bir başka parlayacaktır. (x) Bu özlü söz 12 Eylül yönetimine karşı mücadele eden usta gazeteci Nazlı Ilıcak tarafından yazı başlığı olarak kullanılmıştır.
|
ALLAH SANA RAHMET EYLESİN.ÜZERİMİZDE ...
Selam Kardeşler.Play off'lar Istanbul...
Kulübümüze büyük emek vermiş hocamıza...
TeK KaRDeŞ KaRaGüMRüK KsK & KaRaGüMRü...
Eğlenti süperdi wallaha Şampiyon Gümr...